İstenmeyen tüylerden kalıcı olarak kurtulmanın en popüler yöntemlerinden biri lazer epilasyon. Peki lazer epilasyon tam olarak nedir, nasıl çalışır ve sizin için uygun mu? İzmir gibi uzun yazları ve sıcak iklimiyle bilinen bir şehirde lazer epilasyon oldukça rağbet görüyor. Bu blog yazımızda, lazer epilasyonun bilimsel temelinden farklı cihaz teknolojilerine, İzmir’e özel ipuçlarından Uzm. Dr. Ecem Cantürk Nazlı’nın Alsancak’taki kliniğimizde uyguladığı seans sürecine kadar her detayı teknik ama kullanıcı dostu bir üslupla ele alacağız. Keyifli okumalar!

izmirde lazer epilasyon

Lazer Epilasyon Nedir, Nasıl Çalışır?

Lazer epilasyon, yoğun lazer ışınları kullanarak kıl foliküllerini hedef alan ve onların yeniden tüy üretme kapasitesini kalıcı olarak azaltan bir kalıcı epilasyon yöntemidir. İşlem sırasında lazer cihazı cilde belli bir dalga boyunda ışık enerjisi gönderir; bu ışın, kıl köklerindeki melanin pigmenti tarafından emilir. Emilerek ısıya dönüşen enerji, kıl folikülüne termal hasar vererek gelecekte yeni kıl üretimini engeller​. Çevre dokular bu sırada nispeten korunur, çünkü lazer ışını esas olarak koyu renkli melanin hedeflerine odaklanır. Sonuç olarak düzenli seanslar sonrasında kalıcı tüy azalması elde edilir​.

Bu mekanizma tıpta selektif fototermoliz ilkesi olarak bilinir; yani seçici olarak kıl kökünü ısıtarak yok etme prensibidir. Lazer epilasyon en çok, kıl rengi ile ten rengi arasındaki kontrastın yüksek olduğu durumlarda etkilidir (örneğin açık ten üzerindeki koyu renk tüyler). Bunun nedeni, melanin farkı ne kadar fazlaysa lazer ışınının hedefini o kadar kolay ayırt etmesidir. Kıl büyüme döngüsü de tedavide önemli rol oynar: tüm kıllar aynı anda büyümenin aktif evresinde olmadığı için tek bir seans bütün kılları yok edemez. Bu yüzden foliküllerin aktif (anajen) evrede yakalanabilmesi için seanslar belirli aralıklarla tekrarlanır. Tipik olarak birkaç hafta arayla yapılan 6-8 seans sonucunda istenen pürüzsüzlük elde edilebilir​.

Lazer epilasyon, doğru cihaz ve doğru uygulamayla oldukça güvenli bir işlemdir. İşlem sırasında hafif bir sıcaklık veya lastik bandı çarpması hissi olabilir ancak modern cihazlardaki soğutma sistemleri sayesinde çoğu kişi için konforlu bir deneyimdir. İşlem sonrası genellikle hedef bölgede hafif bir kızarıklık ya da şişlik oluşabilir; bu normaldir ve birkaç saat içinde geçer​. Cildi yatıştırmak için soğuk kompres veya aloe vera gibi kremler kullanılabilir. Lazer epilasyon işlemi uzman doktor gözetiminde yapıldığında güvenlidir; yanık veya leke gibi istenmeyen etkiler, kullanılan lazerin uygun seçimi ve doz ayarı ile en aza indirilir. Unutmayın, her tıbbi prosedürde küçük riskler olsa da bunlar uzman değerlendirmesiyle minimize edilir​.

Lazer epilasyonda kullanılan birden fazla teknoloji mevcuttur. En yaygın yöntemler Alexandrite, Diyot (Diode), Nd:YAG lazerler ve lazer olmamasına rağmen sık duyulan IPL (Yoğun Atımlı Işık) sistemleridir. Bu cihazlar dalga boyu, cilt ve kıl tipine uygunluk, etkinlik ve konfor bakımından bazı teknik farklılıklar taşır. Aşağıda bu teknolojilerin özelliklerini, avantaj ve dezavantajlarıyla birlikte inceleyelim:

Farklı Lazer Epilasyon Teknolojilerinin Karşılaştırması

Alexandrite Lazer Epilasyon

Alexandrite lazer, yaklaşık 755 nm dalga boyunda ışık yayar ve dünyada en sık kullanılan lazer epilasyon sistemlerinden biridir. Yüksek enerjili bu lazer, kıl köklerindeki melanini hedef alarak çevre dokuya minimum zarar verir ve istenmeyen tüyleri etkili bir şekilde azaltır​.

Avantajları: Açık tenli ve koyu renk tüylü kişilerde son derece etkilidir; geniş spot çapı ve hızlı atış tekrar oranı sayesinde seanslar diğer lazerlere kıyasla daha hızlı tamamlanabilir. Bu da bacak, sırt gibi geniş bölgelerin kısa sürede taranmasını mümkün kılar. Ayrıca Alexandrite lazer, daha ince ve açık renkli tüylere sahip kişilerde de (örneğin yüz bölgesinde) diğer lazerlere göre daha başarılı kabul edilir​.

Dezavantajları: Melanin emilimi en yüksek lazer türlerinden olduğu için çok koyu tenli veya bronzlaşmış kişilerde ciltte yanık ya da kalıcı leke riski oluşturabilir​. Bu nedenle koyu tene uygulanacaksa çok dikkatli doz ayarı yapılmalı ya da alternatif lazerler tercih edilmelidir. Ayrıca melanin hedefli olduğu için çok açık renkli veya ince tüylerde Alexandrite lazerin etkinliği düşebilir; bu tip tüyler ışığı yeterince emmediğinden tedavi daha uzun sürebilir veya ek yöntemler gerekebilir​.

Diyot (Diode) Lazer Epilasyon

Diyot lazer, genellikle 810 nm civarında orta-uzun dalga boylarında çalışır ve günümüzde en yeni ve yaygın kullanılan lazer epilasyon teknolojilerindendir. Bu dalga boyu, cildin biraz daha derinine nüfuz ederek kıl kökünü etkili biçimde yok eder.

Avantajları: Geniş bir cilt tonu yelpazesinde güvenle uygulanabilir. Hem nispeten kısa hem uzun dalga boylu atımlar yapabildiği için melanin emilimi yüksektir ve aynı anda derinlere de ulaşabilir​. Bu sayede kıl folikülünün derin kısımlarına etki ederek özellikle kalın ve derin köklü tüylerde başarılı sonuçlar verir. Dahası, gelişmiş diyot sistemlerinde genellikle cildi soğutan veya vakumlayan başlıklar bulunur; bu da işlemi daha konforlu hale getirir. Örneğin piyasada “buz lazer” olarak bilinen bazı cihazlar, diyot lazer teknolojisini gelişmiş soğutma ile birleştirerek acıyı minimuma indirir.

Dezavantajları: Diode lazerler koyu tenlilerde de kullanılabilse de, çok koyu tenli hastalarda hedeflenen sonuçlara ulaşmak için daha fazla seans gerekebilir​. Ayrıca diyot lazer de melanin hedef aldığı için, çok açık sarı veya beyaz kıllarda %100 etki garanti değildir (aslında hiçbir lazer bu tür kıllarda çok başarılı olamaz, çünkü pigment yok denecek kadar azdır). Bununla birlikte, genel olarak diode lazerler, uygun ayarlarla bronz ten de dahil olmak üzere güvenle kullanılabildiği için esnek ve etkili bir seçenek olarak kabul edilir.

Nd:YAG Lazer Epilasyon

Nd:YAG lazer, 1064 nm ile en uzun dalga boyuna sahip lazer epilasyon teknolojilerinden biridir. Bu uzun dalga boyu sayesinde cildin daha da derinlerine inebilir ve yüzeydeki melanin tarafından fazla emilmediği için koyu tenli bireylerde altın standart olarak kabul edilir​.

Avantajları: Koyu ten (Fitzpatrick cilt tipleri IV-VI) için en güvenli lazerlerden biridir; bronz veya esmer tenlerde melanin tarafından daha az tutulduğu için yan etki riski düşüktür. Aynı zamanda kıl folikülünün en dip kısmındaki besleyici yapıyı (dermal papilla) tahrip etme potansiyeli en yüksek lazerlerden biridir​. Bu da özellikle erkek sırt, omuz gibi bölgelerdeki derin yerleşimli ve kalın tüylerin tedavisinde Nd:YAG’ı değerli kılar.

Dezavantajları: Melanin emilimi düşük olduğundan açık renk veya ince tüylerde etkisi zayıftır; bu tip kıllarda yeterince ısı oluşturamadığı için istenen sonucu almak zor olabilir. Ayrıca diğer lazerlere göre bazı kişiler için seanslar daha rahatsız edici olabilir, çünkü daha derine etki ettiği için hissedilen ısı biraz daha yoğundur (günümüzde çoğu Nd:YAG cihazında da soğutma sistemleri bu hissi azaltmaktadır). Nd:YAG ile epilasyonda genellikle daha fazla seans gerekebilir; örneğin Alexandrite ile 6 seansta alınan sonuç için Nd:YAG ile 8-10 seans planlanabilir. Bu lazer tipi çoğunlukla açık tenli olmayan veya diğer lazerlere dirençli çıkmış hastalarda tercih edilir. Bazı durumlarda klinikler, farklı dalga boylarına sahip cihazları kombine kullanarak (örneğin Alexandrite + Nd:YAG) maksimum etkiyi hedefleyebilir.

IPL (Yoğun Atımlı Işık)

IPL (Intense Pulsed Light) teknik olarak bir lazer değildir, ancak tüy alma amacıyla sık kullanılan bir ışık sistemidir. Lazerden farkı, tek dalga boyu yerine 500-1200 nm arasında geniş spektrumlu ışık atımları kullanmasıdır. Bu ışık, uygun filtreler aracılığıyla kısmen hedefe yönlendirilse de lazer kadar seçici değildir.

Avantajları: IPL cihazları genellikle geniş başlıklara sahip olduğu için aynı anda büyük bir alanı tarayabilir. Bazı çok amaçlı güzellik merkezlerinde hem leke tedavisi hem epilasyon gibi farklı işlemler için kullanılabilmektedir. Lazer cihazlarına göre maliyetinin nispeten daha düşük olması nedeniyle daha ulaşılabilir olabilir.

Dezavantajları: Geniş spektrumlu olduğundan, özgüllüğü düşüktür – yani belirli kıl ve cilt tiplerinde lazer kadar etkili olmayabilir​. Özellikle koyu tenlilerde IPL kullanımı riskli olabilir çünkü farklı dalga boyları ciltteki melanin tarafından da emilip yan etki yaratabilir. Çok açık renkli tüylere de çoğu zaman yeterli gelmez. Genellikle kalıcı sonuç için daha fazla sayıda seans gerekebilir​. Özetle, IPL ile de tüylerde azalma sağlanabilir ancak lazer epilasyon cihazları kadar güçlü ve kalıcı etki göstermesi beklenmez. Bu nedenle medikal kliniklerde primer tercih genellikle lazer cihazlarıdır; IPL daha çok uygun adaylarda destekleyici bir yöntem olarak veya kozmetik salonlarında uygulanır.

İzmir’de Lazer Epilasyon: Neden Popüler ve Nelere Dikkat Etmeli?

İzmir, sıcak iklimi ve uzun süren yaz sezonuyla lazer epilasyon talebinin yüksek olduğu bir şehirdir. Özellikle yazın plajların ve deniz tatillerinin tadını çıkarırken pürüzsüz bir cilde sahip olma isteği birçok kişiyi lazer epilasyona yönlendiriyor​. Peki İzmir’de lazer epilasyonu bu kadar popüler yapan nedenler neler? İşte birkaç önemli faktör:

  • İklim Şartları: Yaz aylarının uzun sürmesi ve güneşli gün sayısının fazla olması, insanların uzun süreli pürüzsüzlük arayışına girmesine neden oluyor​. Sık sık denize girilen, açık kıyafetlerin giyildiği bir bölgede istenmeyen tüylerden kurtulmak büyük konfor sağlıyor.

  • Modern Klinikler ve Uzman Kadro: İzmir, estetik ve kozmetik dermatoloji alanında deneyimli birçok kliniğe ev sahipliği yapar​. Şehirde lazer epilasyon hizmeti sunan merkezlerin çokluğu hem rekabeti hem de kaliteyi artırmıştır. Bu sayede İzmirli danışanlar, alanında uzman doktorlar ve son teknoloji cihazlar ile güvenilir hizmet alabiliyor.

  • Estetik Farkındalık: Büyük bir şehir olmanın getirdiği sosyal yaşam dinamizmi, insanlar arasında estetik görünüme verilen önemi artırıyor. İzmir’de birçok kişi kendine özen gösteriyor ve lazer epilasyon da düzenli bakım rutininin bir parçası haline gelmiş durumda.

  • Turistik ve Sosyal Hareketlilik: İzmir, yerli-yabancı çok sayıda turisti ağırlayan bir merkez. Yaz aylarında artan sosyal etkinlikler, tatiller ve davetler öncesi pürüzsüz bir cilt arzusu lazer epilasyona talebi yükseltiyor. Hem İzmir’de yaşayanlar hem de tatil için gelenler lazer epilasyonu tercih edebiliyor.

İzmir’e Özel İpuçları: Lazer epilasyon her ne kadar yılın her zamanı yapılabilse de, İzmir’deki iklim koşulları göz önüne alındığında sonbahar ve kış ayları tedaviye başlamak için ideal dönemlerdir​. Güneşin daha az etkili olduğu bu aylarda cilt rengi genelde açıktır ve yeni lazer yapılan cildi güçlü UV ışınlarından korumak daha kolay olur. Eğer yazı tüysüz geçirmek istiyorsanız, kış boyunca seanslarınızı tamamlayıp yaz gelmeden işlemi bitirmek en iyisi olacaktır.

Yaz aylarının uzun sürdüğü İzmir’de, lazer epilasyon yaptıranlar işlem sonrası güneşten koruyucu önlemleri aksatmamalıdır. Güneşli iklimde tedavi görürken SPF 50+ güneş kremi kullanımı ve seans aralarını doğru planlamak önem kazanır. İzmir’de lazer epilasyon yaptırırken dikkat etmeniz gereken bir diğer nokta, güneş korumasıdır. İşlem gören cilt bölgesi hassas olacağından, seanslar boyunca ve özellikle sonrasında yüksek koruma faktörlü (SPF 30-50) güneş kremi uygulamak, lekelenme ve tahriş riskini en aza indirmeye yardımcı olur​. Yaz aylarında tedaviye devam ediyorsanız, lazer sonrası doğrudan güneşlenmekten kaçınmalı, denize/havuza girecekseniz birkaç gün beklemelisiniz.

Ayrıca, İzmir’de pek çok güzellik merkezi ve klinik bulunduğundan seçim yaparken dikkatli olun. Mümkünse bir dermatoloji uzmanının bulunduğu, FDA onaylı cihazlar kullanan, steril koşullara sahip bir kliniği tercih edin. Unutmayın, lazer epilasyonun etkisi büyük ölçüde uygulayan kişinin tecrübesine ve cihazın kalitesine bağlıdır​. Yanlış ellerde veya merdiven altı yerlerde yapılan uygulamalar istenmeyen sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle İzmir’de lazer epilasyon yaptırmadan önce klinik araştırmanızı iyi yapın, doktorunuzun ve cihazların güvenilirliğinden emin olun. Uzm. Dr. Ecem Cantürk Nazlı gibi dermatoloji uzmanları tarafından yapılan işlemler, kişiye özel yaklaşımla çok daha güvenli ve etkilidir.

Lazer Epilasyon Seans Süreci: İlk Görüşmeden Son Bakıma

Lazer epilasyon kararı verdiniz diyelim; süreç nasıl ilerler? Kliniğimizde lazer epilasyon seans süreci genellikle şu adımlardan oluşur:

  1. Ön Görüşme ve Muayene: İlk adım olarak uzman doktorla ayrıntılı bir konsultasyon yapılır. Bu görüşmede cilt tipiniz, kıl yoğunluğunuz, tüy renginiz ve varsa özel durumlar (örn. hormonal problemler) değerlendirilir​. Beklentileriniz dinlenir ve lazer epilasyon için uygun bir aday olup olmadığınız belirlenir. Herkesin cildi farklı olduğundan, en doğru tedavi yaklaşımı bu bireysel muayene ile şekillendirilir. Eğer işlem için uygunsanız, size uygun lazer türü seçilir (Alexandrite, Diode, Nd:YAG vb.) ve yaklaşık seans sayısı ile seans aralıkları planlanır​. Örneğin bölgeye ve kıl yapısına göre genellikle 4-8 seans önerildiği bilgisi verilir​. Bu sayı, tedavi ilerledikçe gözlenen sonuçlara göre revize edilebilir.

  2. Kişiye Özel Tedavi Planı: Muayene sonrasında uzman, sizin cildinize ve tüy yapınıza en uygun protokolü belirler. Hangi lazer cihazının kullanılacağı, atış dozajları, seansların ne kadar aralıklarla yapılacağı gibi detaylar planlanır. Örneğin, yüz bölgesinde seans aralıkları genellikle 4-6 hafta iken vücut bölgelerinde 6-8 hafta olabilir; tedavi ilerledikçe kılların yeniden çıkma süresi uzayacağından bu aralıklar da genişleyebilir​. Bu planlama tamamen kişiye özeldir ve herkeste farklılık gösterebilir. Uzmanınız, elde edilmek istenen sonuca en verimli şekilde ulaşmak için size özel bir yol haritası çizer.

  3. İşlem Öncesi Hazırlık: Lazer epilasyon seansından önce dikkat etmeniz gereken bazı hazırlıklar vardır. Öncelikle, seans tarihinden en az 3-4 hafta öncesinden itibaren ağda, cımbız, epilatör gibi kıl kökünü tamamen çıkaran yöntemleri bırakmış olmalısınız​. Çünkü lazerin hedef alacağı kıl kökünün yerinde olması gerekiyor (tıraşlamak sorun değil, ama kökü çıkartan yöntemler seans etkinliğini bozar). Seans öncesi tüyler çok uzunsa jiletle kısaltılabilir, böylece lazer enerjisi cildin üzerinde boşa harcanmamış olur​. Cildin bronz olmaması da çok önemli bir nokta: bronzlaşmış ciltte melanin düzeyi yüksek olacağından lazer enerjisi deriye fazla tutulabilir ve istenmeyen yan etkiler çıkabilir​

    . Bu yüzden yazın bronz tenliyken seans yapmak yerine bronzluğun geçmesini beklemek daha emniyetlidir. Uygulama gününde ise hedef bölgenin temiz (makyajsız, losyonsuz) olması gerekir​. Seans öncesi doktorunuz gerek görürse bölgeye uyuşturucu krem uygulayabilir ancak çoğu modern cihazda buna pek ihtiyaç kalmaz.

  4. Lazer Uygulaması (Seans): Hazırlıklar tamamlandıktan sonra lazer epilasyon işleminin kendisine geçilir. Uygulama odasında gözlerinizi lazer ışınından korumak için özel koruyucu gözlükler takılır. Cihazın uygun başlığı seçilerek hedef bölge üzerinde lazer atışlarına başlanır. Lazer atışı yapıldığında cildinizde genellikle hafif bir ısı veya anlık batma hissi duyarsınız; bu his genelde lastik bandın cilde çarpması şeklinde tarif edilir​. Alexandrite gibi lazerlerde entegre soğutma spreyleri, diode lazerlerde safir soğutucular bu hissi büyük ölçüde azaltarak konfor sağlar. Seans süresi, uygulama yapılan bölgenin genişliğine göre değişir: Örneğin koltuk altı gibi küçük bir bölge birkaç dakikada biterken, bacak veya sırt gibi geniş alanlar 30-60 dakikayı bulabilir. İşlem sırasında hasta konforu sürekli gözlenir; eğer dayanılmaz bir acı hissederseniz mutlaka uygulayıcıya iletin, ancak doğru ayarlar ve modern cihazlarla genelde süreç oldukça tolere edilebilirdir.

  5. İşlem Sonrası Bakım ve Kontrol: Seans tamamlandıktan hemen sonra uygulama yapılan bölgenin durumu kontrol edilir. Birkaç dakika içinde hafif bir kızarıklık veya ödem gelişmesi normaldir; bu reaksiyon kıl köklerinin lazerden etkilenmeye başladığını gösterir ve genellikle birkaç saat içinde kendiliğinden geçer​. Doktorunuz veya uygulayıcı, cildinizi yatıştırmak için bölgeye soğuk kompres uygulayabilir ya da aloe vera gibi sakinleştirici bir krem sürebilir. Seans sonrası ilk 24 saat çok sıcak suyla duş almaktan, kese/peeling yapmaktan kaçınmanız önerilir; çünkü cilt hassastır, tahriş olabilir. Yine, işlem sonrası doğrudan güneş ışığına maruz kalmamalı, dışarı çıkacaksanız yüksek koruma faktörlü güneş kremi sürmelisiniz​.

    İşlemden sonraki günlerde lazer uygulanan kıllar yavaş yavaş dökülmeye başlar. Aslında birçok kişi, ilk seans sonrasında bile çıkan tüylerin daha yavaş ve seyrek geldiğini fark eder. Ancak optimal sonuç için sabırlı olmak gerekir; genellikle her seansla birlikte aktif büyüme evresindeki kıllar vurulduğundan, sonraki 2-3 hafta içinde o seanstaki kıllar dökülür ve bir süre pürüzsüzlük dönemi yaşanır. Sonra uyku evresindeki diğer kıllar çıkmaya başlar ve sıradaki seansla onlar da hedef alınır. Bu döngü neticesinde, ortalama 4-6 hafta aralıklarla yapılan birkaç seansın sonunda gözle görülür bir kalıcı azalma elde edilir​. Örneğin 6. aya gelindiğinde, başlangıçtaki tüy yoğunluğunun büyük oranda azaldığını görmek mümkündür.

    Her seans ardından kliniğinizde bir takip değerlendirmesi yapılması faydalıdır. Doktorunuz cildinizin lazer reaksiyonunu, oluşan sonuçları not eder ve gerekirse cihaz ayarlarında düzenleme yapar. Bazı dirençli bölgeler veya hormonal sebeple yeniden çıkan tüyler olursa, tedavi planına ek seanslar eklenebilir​. Ayrıca seanslar boyunca aklınıza takılan bir şey olursa kliniğinizle iletişimde kalmaktan çekinmeyin – iyi bir klinik, seanslar arasında da hastasını bilgilendirir ve destek olur.

izmirde burun dolgusu fiyatları
izmirde burun dolgusu tavsiye

Kliniğimizde Lazer Epilasyon: Uzm. Dr. Ecem Cantürk Nazlı’nın Yaklaşımı

İzmir Alsancak’taki kliniğimizde, lazer epilasyon uygulamaları dermatoloji uzmanı Uzm. Dr. Ecem Cantürk Nazlı gözetiminde gerçekleştirilmektedir. Amacımız, her bir danışanımız için en güvenli, hijyenik ve etkili lazer epilasyon deneyimini sunmak. Bu kapsamda kliniğimizde dikkat ettiğimiz bazı önemli noktalar şunlardır:

  • Uzmanlık ve Deneyim: Uzm. Dr. Ecem Cantürk Nazlı, dermatoloji alanındaki uzmanlığı sayesinde cilt yapıları ve lazer etkileşimleri konusunda derin bilgiye sahiptir. Bu sayede her danışan için en sağlıklı protokolü belirleyip olası yan etki risklerini minimize ediyor​. Lazer epilasyon tıbbi bir prosedürdür ve bir doktorun süreci yönetmesi, ortaya çıkabilecek cilt reaksiyonlarını anında fark ederek doğru müdahaleyi yapabilmesi açısından büyük önem taşır. Kliniğimizde her seans, bir uzman gözetiminde planlandığı için kendinizi güvende hissedebilirsiniz.

  • FDA Onaylı Cihazlar ve Teknoloji: Kliniğimizde en güncel ve etkin lazer epilasyon cihazları kullanılmaktadır. Özellikle FDA onaylı Alexandrite lazer sistemlerimizle yüksek etkinlik ve konfor sağlıyoruz​. Cihazlarımız farklı cilt tiplerine uyarlanabilir olduğundan, gerek açık tenlilerde gerek koyu tenlilerde güvenle uygulama yapabiliyoruz. Hastalarımızın cilt rengi ve kıl yapısına göre cihaz parametrelerini kişiye özel optimize ediyor, böylece her atıştan en yüksek verimi almayı hedefliyoruz. Ayrıca ihtiyaç halinde Nd:YAG lazer gibi alternatif sistemler de kullanarak, ince tüy veya koyu ten gibi özel durumlarda kombinasyon tedavileri sunabiliyoruz.

  • Kişiye Özel Planlama: Her insanın cildi kendine özgü olduğu için tedavilerde tek tip bir yaklaşım uygulamıyoruz. İlk muayenede belirlenen cilt ve kıl özelliklerinize göre seans sayınızı ve aralıklarını size özel olarak planlıyoruz. Örneğin PCOS gibi hormonal bir durumunuz varsa buna uygun daha sık veya farklı dalga boyu kombinasyonları öneriyoruz. Tedavi süresince de cildinizin verdiği yanıtı takip ederek gerektiğinde protokolü revize ediyoruz. Bu esnek yaklaşım, en iyi sonuçları almanıza yardımcı oluyor.

  • Steril ve Konforlu Klinik Ortamı: Lazer epilasyon işlemleri, mutlaka hijyenik koşullarda gerçekleştirilmesi gereken uygulamalardır. Kliniğimizde tek kullanımlık malzemeler ve düzenli dezenfeksiyon protokolleri ile %100 steril bir ortam sağlıyoruz. İşlem sırasında da sizin rahatınız ön planda tutulur – gerek makine ayarları gerek işlem sonrası bakım önerileriyle süreci olabildiğince konforlu geçirmenizi hedefliyoruz. Uzman doktor kontrolünde ve steril ortamda gerçekleştirilen lazer epilasyon, güvenliğinizin teminatıdır​.

  • İletişim ve Takip: Bizim için her hasta özeldir. Lazer epilasyon tedaviniz boyunca aklınıza gelen soruları yanıtlamak, seans aralarında yaşadığınız deneyimleri dinlemek ve gerektiğinde çözümler sunmak amacıyla sürekli iletişimde kalıyoruz. Her seans sonrasında bir sonraki seansın randevusunu ve uymanız gereken bakım talimatlarını netleştiriyoruz. Uzun vadede elde ettiğiniz sonuçları birlikte değerlendirip gerekirse periyodik pekiştirme seansları planlıyoruz. Kliniğimizden hizmet alan herkesin memnuniyeti ve sağlığı birinci önceliğimizdir.

Sonuç olarak, lazer epilasyon istenmeyen tüylere karşı bilimsel olarak kanıtlanmış, kalıcı ve konforlu bir çözümdür. İzmir’de yaşıyorsanız ve lazer epilasyonu düşünüyorsanız, doğru zamanda başlayıp uzman ellere emanet ederek harika sonuçlar alabilirsiniz. Uzm. Dr. Ecem Cantürk Nazlı’nın kliniğinde kişiselleştirilmiş tedavi planı, güçlü teknolojik altyapı ve dermatolog uzmanlığı ile istenmeyen tüylerinizden kurtulurken cilt sağlığınızı koruyun. Pürüzsüz bir ciltle İzmir’in tadını çıkarmak artık hayal değil!

İzmir Alsancak’taki kliniğimizden randevu almak için 0530 399 4030 numaralı hattımızdan bize ulaşabilirsiniz.